Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Şiir Üzerine

Şiir Üzerine

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 10 Eylül 2017 Pazar Saat : Eylül 10, 2017



Şair, okudukça yazan, yazdıkça okuyan ve "lahana, otomobil, veba mikrobu ve yıldız ile hep hısım-akraba" olduğumuzu anladığı an kendine özgü çizgi bir oluşturandır. Çünkü, eğer bir insan edebiyatla, hele de şiir ile ilgilenmeye başlamışsa kısa sürede kendini dipsiz bir "bela" içinde bulur ki bu "bela", durağanlığı olanca gücüyle kendinden uzaklaştıran devinimin ta kendisidir. Şair; yaşamın her alanını gözlemlemek, yorumlamak ve olguların tarihsel tanığı olarak aktarırken aynı zamanda sistem tarafından "sanık" ilan edilmeyi de göze alan demektir.

"İçimden böyle geldi, böyle yazdım" türü bir yaklaşım şairin darlığını gösterdiği gibi, çürümüşlük ikliminin egemen olduğu vıcık vıcık aşk(!) sözlerinin rastgele bölünerek alt alta yazılması da şiir değildir. Hele hele, uçurumun kenarında diz çöktürülen dizeleri kurşuna dizerek imgelerinden oluk oluk çığlık akıtmak hiç değildir; bunan adı, "şiir katliamı"dır.

Aşağıdaki şiir, benim açımdan iyi bir örnek olduğu için paylaşmak istedim.

*****

Belki Umut... Belki Yeniden...

Adam Smith’in görünmez eli
Okşarken(!) düşüncelerimizi
Senin kuruntulu düşlerin
Hiç şaşırtmaz beni.
Yalanın bir veri olur bir elinde,
Ham duygularım diğerinde
Kazık gibi duran Smith’in.
Diğer şeyler sabit kalır mı bilinmez…
Belki yağmur yağar,
Belki güneş doğar
Zaman bu, akar
Hamlıktan çıkar bizim deli.
Göbek atmaya başlar
Hoplar, zıplar
Ciddiyetini(!) bozmayan ellerden
Atar kendini…
İşte, düşünce biraz canı yanar insanın.
Ama, yağmur yağar mutlaka …
Morluklar yıkanır yağmurla
Smith’in ellerini gözleyen Keynes’e gülerim sonra
Kendime gülerim acıyla
Sana… hah…. ha…
Belki güneş doğar sonra kim bilir…
Belki zaman şaşırtır beni yeniden,
Ve belki umut…
Ve belki şaşkınlık yeniden…
Ama mutlaka yinelenir düşlerim,
Görünmez ellere inat,
Ellerin üstündeki yalanlara,
Kuruntulara ve sana inat…

Çiğdem Demircan

0 Yorumlar:

Yorum Gönder