Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Diyalektik Materyalizm ile İdealizm Üzerine Bir Küçük Not

Diyalektik Materyalizm ile İdealizm Üzerine Bir Küçük Not

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 11 Eylül 2017 Pazartesi Saat : Eylül 11, 2017


Uç noktada konuşacak olursak, doğanın (uzayın [evrenin]) kendisi de dâhil her şey, felsefe alanında iki ana kamp içinde ele alınır: Esas olarak "mistisizm" ile beslenen ve beslenmeyi öğütleyen İdealist Felsefe ile biricik bilimsel felsefe olan ve olgulara iç ve dış bağıntıların hem kendi ve hem de "kendi dışında" olan tüm şeylerle olan ilişkilerin objektif bir şekilde anlaşılmasını, yorumlanmasını ve aktarılmasını öneren Diyalektik ve Tarihsel Materyalist felsefedir.

İrlanda'lı piskopos ve filozof George Berkeley, bana göre çağdaş idealizmin en büyük temsilcisidir ve sadece yirmili yaşlarda yazdığı iki kitabı, bu felsefenin klasikleri arasında yer almıştır. 1710 yılında yazdığı "İnsan Bilgisinin İlkeleri Üstüne İnceleme" ve 1713 yılında yazdığı "Hylas ve Philanoun Arasında Üç Konuşma" isimli eserleri okunmaya değer eserlerdir. İdealist felsefenin tüm renkleri, yine bana göre Berkeley idealizminin farklı açılımlarından başka bir şey değildir.

Diyalektik ve tarihsel materyalizm ise, çağdaş niteliğine Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından kavuşturulmuş, Lenin ve Stalin tarafından geliştirilmiş ama Mao Zedung tarafından kuramlaştırılan "Çelişki Yasası" ile de zirveye taşınmıştır. Berkeley'e göre konu, tamamen doğru algı ile yanlış algıdan oluşan bir ideler kompleksiyken, Marksizm'e göre ideler tamamen ikincil durumdadır. İşte bu bilimsel itiraz, Marx tarafından şöyle dillendiriliyor:

*****

"Varlıklarının toplumsal üretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlı olmayan belirli ilişkiler kurarlar; bu üretim ilişkileri, onların maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme derecesine tekabül eder. Bu üretim ilişkilerinin tümü, toplumun iktisadi yapısını, belirli toplumsal bilinç şekillerine tekabül eden bir hukuki ve siyasal üstyapının üzerinde yükseldiği somut temeli oluşturur. Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır. İnsanların varlığını belirleyen şey, bilinçleri değildir; tam tersine, onların bilincini belirleyen, toplumsal varlıklarıdır. Gelişmelerinin belirli bir aşamasında toplumun maddi üretici güçleri, o zamana kadar içinde hareket ettikleri mevcut üretim ilişkilerine, ya da bunların hukuki ifadesinden başka bir şey olmayan mülkiyet ilişkilerine ters düşerler. Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler. O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar. İktisadi temeldeki değişme, kocaman üstyapıyı, büyük ya da az bir hızla altüst eder."

Karl Marks
Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı'nın "Önsöz"ünden

22 Ekim 2015

0 Yorumlar:

Yorum Gönder