Her şeyden önce sosyo-tarihsel bir kategori olan aile, ekonomik bağlar başta olmak üzere diğer çıkarların kadın ve erkek arasındaki doğal ilişkiye eklenmesiyle yerleşen yaşam biçimine ve buna ek olarak cinsiyet ve yaşa göre işbölümü temeline dayanan gens sistemi döneminde ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar değişik biçimlerde kendini gösteren ailenin iki yönlü karakteristiği, yani maddi ve manevi süreç yönleri esasta değişmemiştir. Bu iki yönün ilkini ekonomik ve tüketim ilişkileriyle birlikte biyolojik ilişkiler oluştururken, ikincisi olan manevi süreci ise yasalar, etik, inanç, sevgi ve benzeri psikolojik ilişkiler oluşturmaktadır.
Sözcük olarak Arapça’dan Türkçe’ye geçtiğini saptayan Türk Dil Kurumu sekiz açılım yapmış ama yedi ve sekizinci maddeler konumuzun dışında olduğu için onları almıyor, diğer altı açılımı veriyorum:
1. Evlilik ve kanı bağına dayanan, karı, koca ve çocukla, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu en küçük birlik.
2. Karı, koca ve çocuklardan oluşan en küçük topluluk.
3. Aynı soydan gelen kimseler zinciri.
4. Aralarında kandaşlık veya hısımlık bulunan kimselerin tümü.
5. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
6. Eş, karı.
Bkz: TDK
Bana göre bu açılımların doğrusu, birinci maddedir. İkinci tanımlama, birinci tanımlamanın daraltılmış biçimidir. Üçüncü ve dördüncü tanımlamalar aslında “akraba”yı tanımlamaya çalışır görünümü yansıtmaktadır. Beşinci tanımlama “aile”yi tanımlamaktan çok uzaktır ve daha çok “akraba” tanımlamasına yakındır. Altıncı tanımlama kavram değil ama sözlük anlamı içermektedir. “Eş” ve “Karı” sözcükleri toplumumuzda kimi zaman “aile” anlamında kullanılmaktadır.
Bilindiği üzere “akraba” ve “hısım” sözcükleri Türkçe’deki eşanlamlı sözcüklerden biridir. Her iki sözcük de aileyi çağrıştırdığı için bunlardan birinin açılımını almakta yarar var. Yine aynı sözlükteki açılıma göre “akraba” da Arapça’dan Türkçe’ye geçen sözcüklerden biridir. “Karib”in çoğulu olan “Akriba”nın Türkçeleşmişi olan “akraba”nın ikisi mecaz olmak üzere üç açılımı yapılmaktadır:
1. Kan ve evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım.
2. (Mec.) Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler.
3. (Mec.) Biri, diğerinin sonucu olan şeyler.
Bkz: TDK
“Akraba”nın açılımını ayrışım olması anlamında verdim. Burayı geçiyorum.
Aile yaşamını ve biçimini belirleyen o ailenin bulunduğu sosyo-ekonomik formasyon ve bu formasyona bağlı olan sosyolojik ilişkilerin niteliğidir. Eğer bir toplum, feodal sosyo-ekonomik formasyon içindeyse, aile de buna bağlı olarak feodal karakter taşırken, örneğin kapitalist / emperyalist bir formasyon içinde bulunan toplumdaki aile de kapitalist karakter taşır. Bu (genel geçerlik anlamında) zorunludur.
29 Ekim 2007






0 Yorumlar:
Yorum Gönder