“Terör” ve “Terörist” (Terreur = Terör, Terroriste=Terörist) sözcüklerinin Fransızca’dan geldiğini saptayan Türk Dil Kurumu’na göre tanımlamalar şöyle:
Terör:
“Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş:
"Fransız ihtilalinin teröründen kaçanlar da bunlara eklenmiş."- H. Taner.”
Bkz: http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ter%c3%b6r
Terörist
“Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse, yıldırmacı, tedhişçi.”
Bkz: http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=ter%u00f6r
Fransızca’da “Terör”ün tanımlanması
“Peur extrême, angoisse profonde, très forte appréhension saisissant quelqu'un en présence d'un danger réel ou imaginaire.
Türkçe’si:
“Aşırı korku, derin sıkıntı, herhangi birinin üzerinde oluşturulan gerçek veya hayali olan çok güçlü endişe.”
Bkz: http://www.cnrtl.fr/lexicographie/terreur?
“Imposer” biraz özel bir sözcüktür. Fransızca’da “Birinci Grup Fiiller” içinde yer alan bu sözcüğün üç farklı anlamı vardır:
1) Vergi koymak;
2) Zorla kabul ettirmek;
3) Saygı oluşturmak.
Birinci maddenin konumuzla bir ilgisi bulunmamaktadır.
“Terörist”in Fransızca’sı
“Membre d'une organisation politique qui exécute des actes de terrorisme pour imposer ses conceptions idéologiques.”
Bkz: http://www.cnrtl.fr/lexicographie/Terroriste
Türkçe’si:
“İdeolojik anlayışlarını zorla kabul ettirmek için terör eylemlerini uygulayan politik kuruluş üyesi.”
Tanımlamalardan da rahatlıkla görülebileceği gibi terördeki amaç, karşı tarafı sindirmektir, korkutmaktır; ele geçirmek veya kontrol altında tutmayı sağlamaktır.
“Devlet” denilen siyasal kavram, her şeyden önce bir örgüttür. Bu örgüt, irili ufaklı birçok örgütlenmenin; yasamadan yürütmeye, bilimden sanata, silahlı güçlerden medyaya, üretimden tüketime, vd. yapılmış örgütlenmelerin merkezileşmiş halidir ve kesinlikle sınıfsaldır; ya öz olarak sömürücülerin elindedir, ya da sömürüye karşı olanların.
Yukarıdaki kavramlar her ne kadar “terör” uygulayan herkesi içerse de, pratikte böyle değildir; tek taraflıdır ve bu tek taraflılık, sadece devletlerin tekelindedir. Devlete karşı olan herkes “terörist “ir ama devletlerin yaptıkları asla terör olmayıp( !), sadece “devletin bekasını korumaya yönelik savunma” olduğu için “yasal”dır. Amaç, sömürü sistemlerinin devamıdır ve bu uğurda her türlü etikten ve yasalardan bağımsızdırlar.
Devrimci sosyalizm de bu yönteme başvurur ama burjuvazi gibi adressizliği kabul etmez; tersine, mümkün olduğu kadar adresli hareket ettiği gibi, bireysel terörizmi de dışlar. Nasıl ki sömürücü devletlerin amacı sömürüyü devam ettirmek için halk üzerinde terör uygulamaksa, devrimci sosyalistler de burjuvazi üzerinde terör uygular ki, sömürü yok edilemese bile, mümkün olan en aza insin.
24 Ekim 2007







0 Yorumlar:
Yorum Gönder