Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » İnsanlık ve Vahşilikten Kaynaklanan Akılsızlık 2

İnsanlık ve Vahşilikten Kaynaklanan Akılsızlık 2

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 7 Eylül 2017 Perşembe Saat : Eylül 07, 2017


Edindiğim bilgilere göre evrende tahminen yüz milyardan fazla galaksi; üyesi olarak “hemen kenarında” bulunduğumuz Samanyolu Gökadası’nın dört yüz milyar yıldızı var. Güneş’imiz, bu dört yüz milyar yıldızdan sadece bir tanesidir.

Gözlemlenebilen(1) (13.7 ile 100 milyar ışık yılı) evrenimizdeki tüm yıldızların ve gezegenlerin sayıları (çok kaba bir tahminle): 100 milyar gökada x 400 milyar yıldız x (Ortalama) 10 gezegen= 40 trilyon gezegen olduğu sanılmakta. Dünya’mız, bu 40 trilyon gezegenden sadece bir tanesidir ve yine tahminlere göre hiç değilse Dünya’mız benzeri birkaç milyon gezegen olduğu sanılmaktadır. Bu konuda özel bir çalışma ve tahmin yürüten I. Asimov’a göre, “En az 650.000 dünya”nın olması yüksek bir olasılıkmış.

Uzayın (şimdilik) sonsuz derinliklerine fazla dalmadan yeryüzüne doğru hareket edelim.

Biliminsanları, başta Güneş Sistemi’miz olmak üzere “uzay sondası” için şimdiye kadar 4 aracı uzaya göndermiş: Sırayla Pioneer-10, Pioneer-11, Voyager1 ve Voyager 2. Bu araçlara Güneş Sistemi’miz ve Dünya’nın konumuyla birlikte yaşama ilişkin bir takım veriler de yüklenmiş. Belirtildiğine göre bu bilgiler 1 milyar yıl bozulmadan kalabilecekmiş.  5 Eylül 1977 tarihinde gönderdikleri “Voyager 1” isimli insansız uzay aracı, Jüpiter ve Satürn’e ait bilgileri merkeze ulaştırdıktan sonra saniyede yaklaşık 30 kilometre hızla “gezmeye” devam etmektedir. NASA’nın açıklamasına göre şu anda Heliosfer’de bulunmakta ve bu alanı geçtikten sonra eğer herhangi bir arıza vb. bir şey olmazsa onun “Intersteller Medium”daki (2) konumunu net söyleyebileceklermiş.

Voyager 1, şu an bizden 18 milyar kilometre uzağımızda (3) amaçlardan biri olarak bizim dışımızda akıllı bir yaşamın olup olmadığı hakkında da veriler iletmektir. Kuşkusuz bu tür bilimsel araştırmalar yapmak insanlığa ve doğaya yararlı olacaktır ancak…

Yeryüzünün en zeki ve en sosyal canlısı insan olmakla birlikte, akıllı ya da zekâ sahibi tek canlı değildir. Karıncaların, yunusların, maymunların ne ölçüde sosyal canlılar oldukları, yani “akıllı” oldukları bilinmekte… Bunların dışında da kimi hayvan türlerinde bu sosyallik bilinmektedir. Balinalar gibi… 

Varsayalım ki, bizim dışımızda olan bir uygarlık ile uzayın bilmen ne galaksisine ait bilmem ne yıldızı etrafındaki bilmem ne gezegeninde karşılaştık. Ne olacak ki!

Para yüzünden:
Kendi gezegeninde akıllı bir “uygarlığa sahip” yunusları işkenceli eğitimlerden geçirerek kendi yaşam alanından uzaklaştıran,
Kendi gezegeninde akıllı bir “uygarlığa sahip” maymunları kobay olarak işkenceli ölümlerle kendi yaşam alanlarından uzaklaştıran,
Kendi gezegenindeki akıllı bir “uygarlığa sahip” balinaları ruj ve benzeri ürünlerin yapımı için katleden,
Burjuva yosmaların etrafa hava atsın diye kürkleri için her yıl değişik türden milyonlarca hayvanı katleden, dahası ve en önemlisi, kendi gezegenindeki en akıllı ve sosyal canlı olan hemcinsini, insanı katleden bir sistem olduktan sonra uzayda bizim dışımızda uygarlıklarla karşılaşsak ne, karşılaşmasak ne!

Carl Sagan’ın sözleriyle bitirmek istiyorum:

“Yerküremize uzaydan baktığımızda, “Ulusal Sınır” diye bir şey göremiyoruz. Uzaydan gezegenimizin incecik mavi bir hilal, sonra da yıldızlar kenti arasında bir ışık noktası olarak göründüğünü izleyince; etnik, dinsel ya da ulusal şovenist davranışların sürdürülmesi, akıl almaz bir duruma dönüşüyor.”

***

Açılımlar:

1] Gözlemlenebilir evren konusunda karşılaştığım rakamlar arasında ciddi farklılıklar var. Şimdiye kadar en az 13.7 en çok 100 milyar ışık yılı olduğu kaydına rastladım. Bilimin her gün kendini yenilemesi nedeniyle, belki birkaç on yıl içinde gözlemlenebilir evrenin boyutları bir ya da birkaç (belki daha fazla!) trilyon ışık yılına ulaşabilir. İnsanlığın uzaya açılışı henüz çok yeni olduğundan, en az ölçümle, 13.8 milyar ışık yılını incelemeye başlamak bile, kanımca iyi bir başarıdır.

2] Yoğun olarak sadece gaz ve tozun bulunduğu uzaydaki bir alan.

3] http://voyager.jpl.nasa.gov/ Bu linkte Voyager 1 ve 2’nin bizden uzaklaşmasını saniye saniye siz de izleyebilir, başka bilgilere de ulaşabilirsiniz.

16 Haziran 2012

0 Yorumlar:

Yorum Gönder