Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home »
Makale-2011
» Ses Nedir?
Ses Nedir?
Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 20 Ağustos 2017 Pazar Saat : Ağustos 20, 2017
Ses Nedir?
Ses, değişik etkileşimler sonucu oluşan farklı boyutlardaki fiziksel titreşimlerdir.
Ses Nasıl Oluşur?
Ses oluşumu için akciğerlerden gelen hava akımı kullanılır. Akciğerler solunum havasını gırtlağa doğru iterler ve gırtlaktaki ses tellerinin arasından geçen hava, ses oluşturur. Bu ses ağız boşluğu, dil, dişler, burun boşluğu ve sinüsler aracılığı ile konuşma halini alır.
Kaynak: kbbhastanesi.com/egitimkonulari/seskisikligi.htm
Çeşmeden akan su sesini çağlayan sesi ile karşılaştırdığımız zaman arasındaki farklılığı hemen anlarız. İrkilmemizi sağlayarak bakışlarımızı kendisine yönelten bir aracın fren sesini hepimiz tanıyoruz. Şiddetli bir gök gürültüsü (sesi) çocukları olduğu kadar bazı yetişkinleri de korkutur. Bir tabanca sesi ile bir kırılan bir bardak sesini hemen ayrıştırırız. Ney sesi bizleri sakinleştirirken saz sesi insanları halaya kaldırır. Bu (ve daha çoğaltabileceğimiz yüzlerce) örnekten anlaşılacağı üzere “doğal” ve “yapay” olmak üzere iki ses türü bulunmaktadır.
Dış koşullar, yani “şeyler”in dışındaki “şeyler” ilgili “şey”in nitel veya nicel özelliklerinde değişiklikler yapar. Yüksekten, kayalara çarpa çarpa akan bir çağlayanın sesi de su sesidir, çeşmeden akanın da, ama iki suyun “dış koşulları” farklı olduğu için akışı da, çıkardığı ses de, “debi”si de, vb. de farklıdır. “Doğal ses grubu” içinde yer alan insan sesi diğer seslerden kendisini “konuşma çıkışlı”, yani biçimlenen ses olma özelliği ile ayırır. Biçimlemenin bilinç ile yapılması nedeniyle, örneğin çağlayanın dış koşullarının (bilinçten yoksun olduğu için) ona asla “kitap” diye ses çıkarttırması mümkün değildir.
Dil bilgisi, işte bu seslerin değişik türleri ve o türlerin ürünleriyle ilgilenir. Yani, ses, hece, sözcük, değişik ekler, cümle, anlam, köken, şekil, diyalek vb şeylerle ilgilenir ve esas olarak altı alt disiplini bulunmaktadır:
1] Ses Bilgisi (Fonetik)
“Şiir” sözcüğünün ilk sesi olan “Ş”yi söylerken ağzımızdaki organların nasıl çalıştığına dikkat ettiniz mi? Peki “Çay” sözcüğünün ilk sesi olan “Ç” sesinde nasıl çalışıyor? Ya “Gel” sözcüğünün ilk sesi? Bu ilk sesler (alfabenin her bir harfi de diyebiliriz) arasında neden farklılık vardır? Dilbilgisinin bunları araştıran alt disiplinine “fonetik” denilmektedir ve Türk Dil Kurumu bunu, “Bir dilin seslerini boğumlanma noktaları, boğumlanma özellikleri vb. bakımlardan inceleyen dil bilimi kolu, fonetik” olarak tanımlamaktadır.
2] Kökenbilim (Etimoloji)
Eski Yunancadaki “ετυμολογία” (okunuşu=etimología) sözünden gelen etimoloji sözcüğü, aslında “gerçek” anlamına gelen “έτυμος” (okunuşu=étymos) ile “söz veya kelime anlamına gelen “λόγος” (okunuşu=lógos) sözcüklerinin bileşiminden oluşmuştur. Asıl yazılışı έτυμοςλόγος (étymoslógos) şeklindedir. Türkçe’de kökenbilim ismiyle kullanılmaktadır. Bu bilim dalı, bizim şu an yaptığımız gibi sözcüklerin kökenlerini ve ilgili dilin diğer dillerle olan ilişkilerini inceler ancak bu durum sadece yaşayan diller için değil, ölü diller için de geçerlidir. Bu geçerlilik, değişik nitelik ve boyuttaki somut bulguların incelenmesiyle gerçekleşir.
3] Şekil Bilgisi (Morfoloji)
“Güneşin doğuşuna bakıyorum.”
“Duvarları boyuyorum.”
“Kitaplarımı düzenledim.”
Kök “İş” olmak üzere:
*İşçi,
*İşlek,
*İşsiz,
*İşlev,
*İşliyorum;
Kök “Sev” olmak üzere:
*Sevgi,
*Sevgili,
*Sevinç,
*Sevindim gibi sözcüklere baktığımız zaman, sadece kök olarak kullanılmakla birlikte değişik ekler alarak farklı sözcüklerin oluştuğunu da görmekteyiz. Şekil bilgisi, işte bu sözcüklerin oluşturulma yöntemlerini ve çekim biçimlerini incelemektedir.
4] Anlam Bilgisi (Semantik)
“Ses”, işin fiziki yanıdır; zihinsel / bilinç yanı ise o “sesin anlamı”dır... Ancak “anlam” dediğimiz zaman karşımıza duruma göre değişen değişik boyutlardaki “anlam”lar çıkmaktadır.
Tanımadığımız biri karşımıza geçip:
-Dal!
dese, şaşırır kalırız. Evet; “Dal” diye bir ses duyduk ama bu “dal” nasıl bir anlam taşıyan dal’dır; bilmiyoruz. Çünkü:
-Suya dal! (Burada emir kipinde kullanılmıştır),
-Sen hangi dal üstünde çalışıyorsun? (Burada branş, bölüm anlamında kullanılmıştır),
-Bu ağaçta dal kalmamış. (Burada ağacın bir parçası anlamında kullanılmıştır) demiş olabilir.
Semantik, sadece sinonim sözcüklerin değil, tüm sözcüklerin anlamlarını ve anlam olaylarını incelemektedir.
5] Cümle Bilgisi (Sentaks)
Sözcüklerin kendi aralarındaki ilişkisini, sözcük gruplarını ve cümlelerin yapılarını inceler, bunlar arasında sınıflandırmalar yapar.
6] Ağız Bilgisi (Diyalektoloji)
Yaşadığımız alanlarda olsun, gittiğimiz farklı bölgelerde olsun bir kelimenin değişik biçimlerde söylenildiğini hepimiz duymuşuzdur. Örneğin İstanbullu “Seyrediyorum” derken Sivaslı “Seyrediyom”, Antepli “Seyrediym”, Rizeli, “Seyredeyirum” diye söylemektedir. Diyalektoloji, bu farklı söylenişleri incelemektedir.
Notum: Orta süreçte bu altı alt disipline ilişkin geniş bilgi verilecektir.
14 Mart 2011







0 Yorumlar:
Yorum Gönder