Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Gelişmiş İyi İnsan

Gelişmiş İyi İnsan

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 23 Ağustos 2017 Çarşamba Saat : Ağustos 23, 2017


Ayaklarımız üzerine doğrulduğumuzdan bu yana geçen süre içinde “insan” üstüne yapılan analizlerin sayısı belli değildir. Özellikle Köleci Toplum’la birlikte, sınıfların ortaya çıkmasıyla, yapılan analizler esas olarak iki bir karakter kazandı: Sömürücü asalakların ve onların uşaklarının analizi ile sömürülenlerin analizleri...

Her iki ana kampın birbirleri üzerine yaptıkları analizler, sınıfsal konumları nedeniyle tamamen birbirlerini yadsır durumdadırlar: Ezenlerin insan üstündeki analizlerinde çok da büyük değişimler olmazken, yani insan, sömürücü sınıflar için “konuşan hayvan” veya “ücretli köle” olmaktan öteye pek gitmezken / gidemezken, ezilenlerin cephesinde bu belli farklılıklar göstermiştir. Bunun nedeni, sosyo-ekonomik hiyerarşide bir avuç büyük burjuvazinin altında yer alan ulusal burjuvaziden kır ve kent küçük burjuvazisine kadar değişik sınıf ve katmanların bulunmasıdır. Her bir kesimin analizcisi, analizini kendi sınıf veya katmanının sosyal bilinci doğrultusunda ve çıkarında yapmaktadır. Bundan dolayıdır ki, aynı kişi üzerinde esas olarak (bana göre) dört değişik analiz yapılamaktadır:

-Bu çok iyi insandır!
-Hiç de değil; şerefsizin tekidir!
-Olumlu yönleri olan ama olumsuzluğu ağır basan biridir bu!
-Ben tam tersini düşünüyorum: Olumsuz yönleri olan ama olumlu yönleri ağır basan biridir!

Aynı kişi üzerine yapılan bu farklı analizlerin nedeni, bir yukarıda açıkladığım paragrafa dayalıdır: Herkes, sosyal bilinci çerçevesince hareket etmektedir.

Bir insanın “iyi”liğini veya “kötü”lüğünü belirleyen ilk kıstas, o kişinin teorik ve pratik olarak bize karşı sınıfsal duruşudur:

-Ezenden, sömürenden mi yana olmak, yoksa ezilenden, sömürülenden mi yana olmak?

Soru bu!

-Kayıtsız-koşulsuz sömürülenden yana olmak! 

Benim cephemden (sınıfımdan) yanıt da bu!

-Peki niçin sömürülenden yana olmak?
-Çünkü ben de sömürülen bir insanım, birinci neden bu; ikinci neden ise, sömürenlerin insanlığa ve onun şahsında doğaya yaptıkları ortada! Bu vahşete “Yeter!” demek gerekiyor. Bu ise, gerekçemin özüdür. 

Bir insanın iyi olup olmadığını genel olarak anlayabilmek aslında basittir. Şöyle ki; insanı insan yapan özünde “Üç Memeli Güneş Ana”dır; birinci memesinden “Düşünmek”, ikinci memesinden “Üretmek” ve üçüncü memesinden de “Paylaşmak” sütleri akar. “Düşünmek” memesini emen bir insanın bu yetisi gelişir: Görür, duyar, algılar, uslamlama yapar ve bir vargıya ulaşır. Ne var ki, üretimde bulunmaz; tembel ve egoist olduğu için, asalak bir yaşam sürer. İyi bir insan değildir. Üretmek, üretimde bulunmak “Düşünmek” ile doğrudan bağıntılıdır. Çünkü düşünce yetisi olmayan bir insan üretimin içinde yer alabilir ama üretemez. Yani kendisine öğretileni bir makine gibi yineleyip durmaktan başka bir şey yapamaz. Bu yüzden üreten bir insanın “Düşünmek” memesini emmesi şarttır. Bu memeden akan sütü ne kadar çok içerse, (koşullar elverdiğince) o kadar çok üretken olur. Üretimde bulunan insanların en önemli özelliği, yeniliklerin peşini bırakmamasıdır. Ne var ki, paylaşmaz. Tembel olmadığı çok açıktır ama bir o kadar da egoisttir. Tüm üretimi ve diğer üretilenleri egoistçe sahiplenmeye çalışır. İyi bir insan değildir. “Paylaşmak” memesinden emen bir insan düşünme ve üretme yetisinden yoksun olsa bile, bu iyi bir insandır. Bu iki yeti eksikliği yüzünden olumsuz kişi(ler) tarafından şöyle veya böyle kullanılmaya, ezilmeye çok uygundurlar. Düşünme yetisinin yetersizliğinden dolayı kendisine ürettirilen her şey, ellerinden kolayca alınır. “Paylaşım”cımız kısa zamanda birçok yönüyle tükenir ve “dostları” tarafından bir kenarda çürümeye terk edilirler.

Tıpkı çoğunlukta olduğumuz gibi.

Üç memeli “Güneş Ana”mızın memelerini yeterli emmeliyiz. Çünkü bana göre “gelişmiş iyi insan”; düşünen, üreten ve paylaşan insandır.


17 Mayıs 2007

0 Yorumlar:

Yorum Gönder