Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home »
Makale-2007
» Dört Duruş
Dört Duruş
Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 9 Aralık 2014 Salı Saat : Aralık 09, 2014
Çoğu zararlı, azı yararlı onlarca yaşam ve düşünce biçimlerinin olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Her ne kadar kimi bilimsel alanlardaki kesinlemelerde, örneğin matematikte “3x5=15” olduğunu toplumu oluşturan tüm bireyler tartışmaksızın kabul ederken, özellikle sosyolojik alanlardaki kesinlemelere yaklaşım (ya da o kesinlemenin kabulü), matematik bilimindeki gibi olmamaktadır; kesinlemeler ve onlara yaklaşım, toplumu oluşturan tüm sınıf ve katmanların sayısından biraz daha fazladır. Bu fazlalık, o kişi(ler)in o kesinleme karşısındaki kapasitesinden doğar.
Başta Marksizm’in kuramcıları olmak üzere değişik alanlardaki öğretmenlerimin bana öğrettikleriyle gözlemlerimi karşılaştırdım onlarca kez... Ve bu karşılaştırmalar sonucu herhangi bir (genel sosyolojik) alandaki bir kesinleme karşısında dört duruş sergileyebildiğimizi gördüm:
1] Tamamen kayıtsız kalıyoruz;
2] O kesinlemeden yana oluyoruz;
3] O kesinlemenin karşısında oluyoruz;
4] İkiyüzlüce davranıyoruz.
Tamamen kayıtsız kalmak, bugün, egemen burjuva sistemlerin yapmak istedikleri ve çok ciddi oranda da başardıkları bir gerçekliktir. Böylece her katliam ve sömürü biçimine de kayıtsız kalmamız sağlanmakta ve cirit atmalarına objektif olarak yardımcı olmaktayız. Tamamen kayıtsızlık, en sıradan insani erdemlerden bile uzaklaşmanın çok billur bir göstergesidir.
Herhangi bir kesinleme karşısında olumlu veya olumsuz kararlı tavır alış, o kesinleme karşısındaki teorik ve pratik deneyimlerimizle doğrudan ilişkili olsa da, bu yeterli değildir. Yeterli olabilmesi için gerekli bir şey daha var: Doğru’yu doğru görmek ve o şekilde yaklaşmak. Bunun eksikliği durumunda o kesinleme karşısında ne kadar kararlı davranırsak davranalım (sübjektif olarak çok üst düzeyde iyi olsak bile), objektif olarak yanlış içindeyiz demektir.
İkiyüzlüce davranmak, davranışlar içinde en çirkin olanıdır. Bu davranış içinde bulunan “insan(lar)” için hiçbir etik, hiçbir doğa, hiçbir hukuki yasa geçerli değildir (siyasal yelpazenin ve “sosyete”nin üst taraflarına doğru bakarsanız ne demek istediğimi daha net anlarsınız). Öyle ki, kendi koydukları yasaları bile ilk önce kendileri çiğnerler.
Doğru’yu doğru görerek onun yanında yer almak, ciddi bedeller istiyor. Bedeller ise, yürek...
13 Ekim 2007







0 Yorumlar:
Yorum Gönder