Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Devrimci Bilinç ve Şiir

Devrimci Bilinç ve Şiir

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 2 Aralık 2014 Salı Saat : Aralık 02, 2014


Kökeni insanın toplumsal üretimine bağlı olan ve objektif dünyayı ve kendini anlamasına aktif olarak katılan zihinsel süreçlerin toplamı olarak tanımlanan bilinç, karanlık yolumuzu aydınlatan elimizdeki en büyük fenerdir.

Kendini sürekli yenileyen ve çevresinin de yenilenmesini sağlayan en yetkin bilinç, sırtını bilime dayayan ve her bir göz kırpmasından bir yıldız yaratan devrimci bilinçtir; çünkü dogmatik değildir, mekanik değildir, durağan değildir; durmaksızın devinimdedir.

Bana göre şiir, özlü bir biçimde oluşturulmuş komünal sözcüklerin ideolojik / felsefi sözcüsünden başka bir şey değildir.

Devrimci bilinç ile şiir arasındaki ilişki ise sıradan diyalektik ilişkinin çok ötesindedir. Binlerce yılın tozlarını bir rüzgâr gibi dağıtır, “cevheri” açığa çıkarır, “hayranlık duyulası” entrikaları ve kahramanlık destanlarını bir ayna gibi yansıtır, güneşe ateş ve kızıllık katar, göğü baştan aşağı maviye boyar devrimci bilinç... Şiir ise bu durumu mümkün olabilen en gelişmiş ve en özlü haliyle yansıtır, yansıtmaya çalışır.

Bu anlamıyla sorgulamaların da şahı olarak bütün imgelere, betimlemelere, bütün ses ve müziklere ferman çıkartan sadece devrimci bilinçtir ve der ki: “Bulduğum, ortaya çıkardığım bu güzellikleri temizle, giyindir, kuşandır; onları komünal yaşamla nitelendir ve kitlelere sun! ”

Yani, "Anla, kavra ve kavrat!"

Şiir kitlelere sunulunca hareketlilik başlar: Saldırılar, sorular, öneriler, kararlar, tebrikler, yergiler, vb. gerçekleşen bir hareketliliktir bu... Bundan da kolayca anlaşılacağı üzere şiirin çeşitli boyutlarda hareketlendirici yeteneği vardır.

Üretilen bu şiirin diğer şiirleri şu veya bu boyutta etkilemesi veya beklenilen düzeyde etkilemesi için bilincin, ama özellikle de devrimci bilincin “kendi döşünü” şöyle baştanbaşa yarması ve şiiri oradan çıkarması şarttır! Keramet beklentisine tolerans tanımaz şiir, buruşturup çöpe atar bu beklentiyi.

Burjuva eskisi, gerici “âlim şiir hazretleri”nin filizlenmiş devrimci bilge şiire, halkın bağrından bir çığ gibi kopup gelen bu şiire ürpererek bakması bir tesadüf değildir; diyalektik yasa, “yeni, eskiyi yıkar! ”dır... Korkusunun asıl nedeni bu olduğu için hezeyanlar içinde bağırır: “Terör! ”

Bir Pablo Neruda nasıl doğdu? Louis Aragon’a devrimci şiirler yazdıran nedir? Ya da kendisini “bireycilikle” suçlayanlara,

“150 000 000 bu dizelerin yazarı
uyaklar koşan ateş mahalleden mahalleye.....“


diye yanıt veren Vladimir Mayakovski’yi bu derece toplumsallaştıran ne? Dünyanın gözbebeği Nazım Hikmet niye hala vatan haini(!)?

09 Aralık 2005

0 Yorumlar:

Yorum Gönder