Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Büyük Sahtekârlık Örneklerinden Örnekler 02

Büyük Sahtekârlık Örneklerinden Örnekler 02

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 7 Aralık 2014 Pazar Saat : Aralık 07, 2014

Faşist Türk devletinin başta ABD olmak üzere Avrupa emperyalizmine eni-konu sağlam iplerle bağlı bir “ga­zoz kapağı” sanayii olduğunu iyi bilen Erbakan, MNP (Milli Nizam Partisi)’nin kapatılmasından sonra kur­duğu MSP (Milli Selamet Partisi) ile 1970’li yıllardaki koalisyon hükümetleri döneminde “Ağır sanayi ham­lesi” yalanını saptamıştı. Her gittiği bölgede bir “ağır sanayi tesisi”nin temelini atıyordu. Öyle ki, kimi za­man “atmakta” kendisini frenleyemeyince (sözde karşı olduğu ama özde izinsiz nefes bile alamadığı) ABD başta olmak üzere tüm Batılı ülkelerin bir süre sonra kendi “ağır sanayisi”nin ürünlerinden alacağını ve on­ları geride bırakacaklarını söylüyordu.

Din tüccarı Erbakan İslami söylemler eşliğinde her sa­niye propagandasını yaptığı ağır sanayi hamlesini kur­madıysa da, ağır sanayilere “rahmet okutan” Kur’an kurslarını başarıyla kurdu.

Fakat “renkli” bir kişilik olan Erbakan, cunta döne­minde yine yasaklanıp partisi de kapatılınca, sonradan Refah Partisi’ni kurdu. Yine iktidara alternatifti, yine tek çözüm kendisindeydi. Bu defa sahneye “Adil dü­zen” yalanıyla çıktı. İnanan dürüst Müslümanlar, onu “Savunan adam!” sloganıyla karşıladılar. Hoş, bu adam neyi, nasıl ve nerede savunmuştu; bunu bilen kimse yoktu, ama olsundu...  Bu her derde deva olan “Adil düzen” safsatasını, yine kendisi gibi İslami bir kurum olan Muğla Genç İşadamları Derneği (MUGİAD) bile bu sloganı “İçi boş, uygulanamaz” olarak değerlendir­mişti.

Bu “renkli” kişiliğin “Profesör” ünvanı olduğu için olsa gerek, bilime de el atmış ve “0” rakamını Müslü­manların bulduğunu söylemişti, Müslümanların “Batı”lı biliminsanlarından daha ileri ve “öncü” oldu­ğunu gösterme(!) adına...

Erbakan ağır sanayi kurmadı, düzeni adil hale getir­medi ama iyice adileştirdi.

-Bütün suç komünistlerindir. Onlar olmasaydı, Erbakan bunları gerçekleştirecekti!

-Ha-di ca-nım sen-dee!


24 Eylül 2007

0 Yorumlar:

Yorum Gönder