Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Aylara Göre Yurdumdan Kesitler

Aylara Göre Yurdumdan Kesitler

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 14 Aralık 2014 Pazar Saat : Aralık 14, 2014


Eylül: Eğer seçim dönemi ise siyasi partilerin oy to­plamak için odun-kömür, beyaz eşya filân dağıtma­ları… Sabahleyin iş bulma umuduyla evden çıkış ve bulamamanın getirdiği hüzünle eve dönüşlerin yoğun­laşması… Seçim dönemi değilse karamsarlığın, cenneti garantileyen derviş edasıyla beyinlere kurulması… 12 Eylül’ün üniformalı diktatörlerinin yargılanıp yargıla­namayacağının yazı-tura ile belirleme çalışmalarında önemli mesafe kaydedildiği haberlerinin ilk haber ola­rak sunulması…

Ekim: Değişik şehirlerimizin hatta kasabalarımızın değişik yabancı işgallerden kurtuluşlarının bilmem kaçıncı yıldönümü olarak ekranlarda artistik pozlar eşliğinde yerli işgalcilerce tarihi demeçlerin verilmesi; yurdun çeşitli bölgelerinde, Türki Cumhuriyetlerde ve dış temsilciliklerde şölenlerin düzenlenmesi… Örneğin Konya’da Preveze Deniz Zaferi’nin canlandırılması ve temsili düşman gemilerinin top atışları eşliğinde denize gömülmesi…

Kasım: Geleneksel YÖK protestosu sonrasında öğren­cilerin güvenliklerini sağlamak için yüzlercesinin bir güzel emniyetten geçirilmesi ve az bir kısmının em­niyet yetkililerinin ricaları üzerine ajanlığı kabul et­meleri… Atatürk’ün ardından dökülen timsah gö­zyaşlarının ülkeyi sele boğması…

Aralık: Bu kış komünizm gelecek sendromunun yeni­den yeşermesi ve yeşeren sendromun Maraş’ta ya da cezaevlerinde olduğu gibi kitlesel şefkat operasyonları ile çiçeklendirilip meyvelendirilmesi…

Ocak: Yeni yılın belki de artık refaha erişileceğinin, çünkü her geçen gün ekonomik olarak güçlenildiğinin; işsizliğin ve enflasyonun geçen yıla göre iyice azaldığı ve neredeyse yok olduğunun, terör belasının son çırpınışlar içinde olduğunun, birlik ve beraberlik içinde dostça, kardeşçe bir yaşamın bütün ülkemizde elinin kulakta olduğunun gözlerin içine baka baka yinelen­mesi ve aymazca alkışların göğe ulaşması…

Şubat: Meteorolojinin, devlet baskısının az olduğunu düşünmesi ve insanları hareketsiz bırakacak kadar gü­çlü soğuklarını ülke üstünde kuluçkaya yatırması… Çeşitli nitelikteki darbe tatbikatlarının yapılması ve hodri meydan çığlıklarının ayyuka çıkması…

Mart: Kedilerin dama yoğun ilgi göstermeleri… Üni­versite önlerinde öğrencilerin üzerlerine bomba atarak ya da öğretim görevlilerini kurşunlayarak vatan kur­tarma tatbikatlarının yapılması… Newroz’un aslında Newroz değil Nevruz olduğunun bilimsel bir şekilde açıklanması… IMF ya da Dünya Bankası gibi hayır kuruluşların temsilcilerinin sık sık ülkemizi hayrına ziyaret etmeleri ve tarihi yerlerde hatıra fotoğrafı çek­tirmeleri…

Nisan: Öncelleri gibi işçiden, emekten yana oldukları­nın, hiçbir işçinin mağdur edilmeyeceğinin, alın teri döken her emekçiye saygılı olduklarının ve işkence ya da kötü muamele döneminin artık tarihe karıştığının iktidarlar tarafından sık sık medya aracılığıyla duyur­ması… Emekli maaşı kuyruklarının uzaması, hastanede parasızlıktan dolayı rehin kalanların artması…

Mayıs: Alanlara işçilerden önce işgalcilerin gelmesi ve tüm giriş-çıkışların kapatılması… İşgalden kurtarmak isteyen emekçilerin işgal güçlerince ve kendine yaraşır tarzda bastırılması… Emekten yana olan iktidarın de­vlet görevini layıkıyla yaptı açıklaması…

Haziran: 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nden büyük dersler çıkardığı için sendikalardan aldıkları maaşlarla büyük servetler edinen işçi sendikalarının başkanlarının medyada sık sık boy göstermeleri ve işçilerin yaşam standartlarının kendileri tarafından nasıl da yükseltildiğinin açıklamaları…

Temmuz: Hem gündemi saptırmak ve hem de iktidar koltuğuna emniyet kemeri ile bağlanmak için iktidar güçleri arasında yoğun bir restleşme yaşanması ve bu­nun kamuoyuna temiz ve müreffeh bir Türkiye için yapıldığının açıklanması… Emperyalist devletlere ve bağlaşıklarına bir balon içine okunarak üflenen dua­ların havada kalması…

Ağustos: N’olacak lan bu memleketin hali sorusunun Ağustos sıcağında erimesi ve tüm ay boyunca canımın sıkılması…

25 Ağustos 2009

0 Yorumlar:

Yorum Gönder