Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home »
Makale-2018
» Dinlerin Özellikleri ve Tanrı'nın Zır cahilliği 01
Dinlerin Özellikleri ve Tanrı'nın Zır cahilliği 01
Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 3 Eylül 2018 Pazartesi Saat : Eylül 03, 2018
Köleci Toplum’a geçişte, yani başlarda her ne kadar köleler toplumun ya da ataerkil ailenin "malları" olsa da, emek üretkenliğinin artması / artırılması sonucu hem köle olmayan üreticilerin mülkiyetine el koymayı getirmiş hem de üretici konumundakiler de önemli ölçüde köleleştirilmeye başlanmıştır.
Köle-Efendi ilişkisinde hiçbir insani davranışa rastlanılmaz; köle sahibi kölesini ister işkenceyle öldürür, ister demir tasma takar, ister zincire vurur ve bu durum son derece olağandır.
Gerçek niteliğine Köleci Toplumun orta evrelerinde ulaşan din, günümüzde, devletlerin desteği ve yönlendirmesiyle "biliminsanı" kılıklılar sayesinde insanlığa ve doğaya zarar vermeye devam ediyor. Dinlerin, içlerinde Köleci Toplum’un uygulamalarını ve anlayışlarını barındırması bu yüzdendir ve tam da bu nedenle hiçbir dinde ve tabidir ki onların "Kutsal Kitap"larında köleliğin yasaklanmasına ilişkin tek bir söz bulunmaz. Bu dinler arasında en önemlilerinden biri, kuşkusuz İslam’dır ve İslam’a göre de Kur’an’da (içinde akıl almaz çelişkiler ve beyin yakan cümleler olsa da, konumuz bu olmadığı için geçiyor ve devam ediyorum) konuşan "Allah"tır!
Müslümanlara göre Allah, ezeli ve ebedi bir sonsuzluk içindedir. Doğada hiçbir şey O’nun izni olmadan hareket edemeyeceği için (Bkz: Tekvir29, En’Am 59, Lokman 28 vd.) kaderimizi belirleyen de O’dur ve bu yüzden “Kadere iman”, imanın şartlarından biri olarak İslamiyet’te yerini almıştır.
İkinci paragrafımda da belirttiğim gibi daha başka araç ve gereçlerin dışında köle sahiplerinin kölelere kullandığı tasma, zincir gibi şeyler de demirden yapılmaktadır. Şimdi birazdan buraya geri dönmek üzere bir nokta koyup Kur’an ayetlerine (Tanrı’nın sözlerine!) bakalım ama önce bir minik parantez açmak istiyorum: Tüm kaderimizi yazan Tanrı, kendini cezalandırmak yerine bizi niye cezalandırdığı anlaşılır gibi değil ama işte cehenneme gönderdiği insanlar için birkaç ayeti birlikte okuyalım, çeviri Diyanet’e aittir:
İnsan Suresi, Ayet 4: "Şüphesiz biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık."
Mü'min Suresi, Ayet 72: "O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır."
Gerçi bir de evlere şenlik bir Kehf suresinin 96cı ayeti var ama onu geçelim.
Peki, Cehennem’in yakıtı neymiş? Okuyalım:
Bakara Suresi Ayet 24: "Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır."
Demek ki cehennemin yakıtı insan ve taş!
Ancak Kur’an, cehennemin sıcaklığıyla ilgili bir açıklama yapmaz. Açıklama Hadis’lerden gelir. Buhârî, Müslim, Muvatta, ve Tirmizî’nin kitaplarında yer verdiği Hadis şöyle:
"Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: "Resulullah (asm): "Yaktığınız ateş var ya, bu cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir cüzdür!" buyurmuştu. (Yanındakiler):
"Zaten bu ateş, vallahi (asileri cezalandırmaya ahirette) yeterliydi" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm.
"Cehennem ateşi öbürüne altmış dokuz kat üstün kılındı. Her bir kat'ın harareti, bunun mislindedir."
Yeni bulgulara göre dünyanın çekirdeğinin sıcaklığının 6.000 derece olduğu saptanmış ancak ne Kur’an’ın ne de Muhammed’in dünyanın çekirdeğinden söz edebileceği olasılığı yoktur. Gerek ayetlerde ve gerekse Hadislerdeki kıyaslamalar günlük yaşantımızdaki ateşten (yemek pişirme vb. gibi) söz edilmektedir ve bunun sıcaklığı konuma göre 300-600 derece arasıdır. Örneğin sigara içilirken oluşan sıcaklık ise 600-800 derece arasındadır.
Ama ben biraz daha tolerans göstererek değişkenlik gösteren sıcaklığı 100 dereceye sabitleyip bir hesaplama yapmak istiyorum ama önce küçük bir bilgicik ekleyeyim: Demirin erime noktası 1538 derece, kaynama noktası 2862 derecedir.
Şimdi hesabımızı yapalım:
Ben "yakılan ateş" sıcaklığını 100 dereceye sabitlemiştim. Cehennemin sıcaklığı ise bizim ateşimizin 69 katıydı. Bu durumda 100 x 69 = 6900 derece eder. Dünyanın çekirdeğinden tam 900 derece daha fazla! Ama olabilir, orası cehennem!
Şimdi cehennem olmasına cehennem de, cehennemde yananların boyunlarındaki demir halkaların ve zincirlerin erimesi bir yana, buharlaşmaz mı? Buharlaşır. İnsan demirden daha "yumuşak" olduğu için demirden de önce buharlaşmaz mı? Buharlaşır. Isıya en dayanıklı element karbondur ve 4427 derecede erirken aslında demirin sözü bile edilmez.
İslam’ın Tanrı’sı yarattığı(!) fizik yasalarını bilmiyor.
03 Eylül 2018







0 Yorumlar:
Yorum Gönder