Bilinir, seçim(sizlik) dönemleri çok hareketli geçer. İktidarı elinde tutanlar muhaliflerini atıl hale getirmek için sanki kendisinde varmış gibi onların ne ahlaksızlıklarını bırakır, ne hainliklerini… Tabi ki muhalifleri de bundan geri kalmaz: Onlar da iktidara yönelik (arada bir doğru söyleseler de) benzer suçlamalarda bulunurlar. Bu durum, aslında bu talan sisteminin en karakteristik özelliğidir. Öldür, yık, hasta et, iftira et, keyfi tutukla, sağa-sola sür, çal, çırp… Bu durum, faşist-gerici iktidarın ve muhalefetin aynı kurnadan su içtiklerinin de bir kanıtıdır.
Ama konu eğer devrimci muhalefetse, burjuva iktidar ile burjuva "muhalefet" buna karşı birleşir veya birleştirme çabaları gösterilir ve birbirlerini ahlaksızlıkla, adaletsizlikle suçlayanlar tamamen körleşirler, sağırlaşırlar ve bilmezler! Mesela HDP'den milletvekili adayı ve bir sanatçı olarak Pınar Aydınlar, konserlerinde yaptığı konuşmalardan dolayı "Düşünceyi ifade özgürlüğü" kapsamında, bugün tutuklandı. Adliye koridorunda tutuklanırken proleter devrimci sanatçımız Yılmaz Güney’in sözlerini tekrarlayarak "Ülkemin zindanlarını Avrupa'nın süslü sokaklarına değişmem!" diyerek, mücadelemizde başarı dileklerini sundu.
Bir diğeri de Barış Atay'dır. Attığı twit'te, "Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle "torunlara emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz" falan. Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!" diye yazınca "Sahibinin Sesi" olarak havlamayı kendine "amentü" belleyen Ahmet Hakan isimli it tarafından açıkça hedef gösterildi. Unutmadığımız ve unutmayacağımız gibi Ahmet Hakan, Tahir Elçi'nin de katillerinin azmettiricilerindendir.
Devrimci muhalefeti tarih boyunca susturamayanlar şimdi susturacaklarını sanmakla yanıldıklarını anlayacaklar!
HE-SAP VE-RE-CEK-Sİ-NİZ!
YAR-GI-LA-NA-CAK-SI-NIZ!
15 Mayıs 2018








0 Yorumlar:
Yorum Gönder