Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home »
Allaha Sorularım Var
» 033-Ahzab 53
033-Ahzab 53
Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 15 Ekim 2017 Pazar Saat : Ekim 15, 2017
Önce ayeti okuyayım:
"Ey iman edenler! Yemek için çağırılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli-vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağırıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat O sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük günahtır."
Allah, bu ayet ile Müslümanlardan dört şey istiyor:
a) Peygamber’in evine davet edilmeden gitmeyin;
b) Davetli de olsanız gittiğiniz zaman yemeklerinizi bitirince sohbeti beklemeyin, hemen evlerinize dönün;
c) Peygamber’in karılarından birinden bir şey isteyecekseniz birbirinizi görmeden isteyin;
d) Peygamber’in karılarını nikâhlamayı aklınıza bile getirmeyin: Yasak!
Sonra da sorularımı yönelteyim:
1] Senin emirlerini insanlığa iletmekle görevlendirdiğin biri, insanların kendisini ziyaret etmesinden niye rahatsızlık duyuyor?
2] Her ne kadar ayetinde belirtmesen de sanki Peygamber, kendi evinde yemek yenilmesinden de hoşlanmıyor. Bu, "Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin." şeklindeki emrinden çok net anlaşılmaktadır. Yani senin elçin ne insanları seviyor (ki gelenler Müslüman oldukları halde) ne de evinde yemek yenilmesini… Bu durumu “Âlemlere rahmet” diye yarattığın elçine nasıl yakıştırıyorsun? İnsanları sevmeyen, sohbetlerden bile uzak duran biri nasıl senin emirlerini insanlığa iletebilir? Kendi ümmetine bile "rahmet" olamayan biri, "âlemlere rahmet" nasıl olur?
3] Peygamber’in karılarından bir şey istenildiği zaman perde arkasından istemelerini, birbirlerini görmemeleri gerektiğini emretmenin tek nedeni, cinsel kıskançlıktır. Perde arkalarından istemelerini emrederken bunun her iki taraf için de temiz (olumlu, iyi) olduğunu söylemen Muhammed’in cinsel kıskançlığının açık göstergesidir. Böylesine saçma bir önlemi emredeceğine her iki tarafın da niyetlerini “temiz” yaratmayı niye akıl edemedin?
4] Ayette üç yerde “Allah” ismini kullanmaktasın: Birincisinde "Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez." diyerek hava attıklarının senin kulların olduğunu biliyor musun? İkincisinde, “Allah’ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyen söz konusu olamaz." ve üçüncüsünde, "Çünkü bu, Allah katında büyük günahtır." derken burada özne olarak birinci tekil şahıs zamirini kullanman gerekmiyor mu?
5] Gelelim zurnanın "zırt" dediği yere… Ayetlerinde Muhammed’e kimi isterse onu yatağına almayı helal kılarken, Aişe gibi henüz altı yaşında olan bir çocuğu bile helal kılarken, tüm ailesini öldürdüğü gün, katledilen ailenin kızı olan on üç-on beş yaşındaki Cüveyriye’yi bile helal kılarken; üvey de olsa oğlu Zeyd’e karısını boşatarak Muhammed’in yatağına yatırırken, Peygamber’in ölümünden sonra bile karılarının ölene kadar dul kalmalarını sağlamak başta Müslümanlar olmak üzere insanlığa hangi yararı olmuştur?







0 Yorumlar:
Yorum Gönder