Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Tanrı’ya Fırça

Tanrı’ya Fırça

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 11 Eylül 2017 Pazartesi Saat : Eylül 11, 2017


İnsanlık, binlerce yıldır Tanrı arıyor. Gerçi tarihsel süreçte günümüze kadar ismi cismi saptanan 20 binden fazla tanrı ve tanrıça ile yarı tanrı ve yarı tanrıçalar yaratmıştı ama olsundu, bir tane daha yaratırsa n'olurdu ki! Zaten keşmekeşlik böyle başlamadı mı? Kimi Tanrı'yı Kuantum Mekaniğinde ararken, kimi DNA'ların içinde arıyor; kimi "Genleşen Evren"in genleşmeyen içinde ararken, kimi Termodinamik Yasaları arasında arıyor; kimi Enerjinin Sakınımı yasasını delik deşik ederken, kimi Sentez Reaksiyonları ile Analiz Reaksiyonları arasındaki "denklem"de bulmaya çalışıyor.

Bulutlarda arayanlarımız da var, Ağlama Duvarı'nda arayanlarımız da var; çan sesinin Tanrı'nın sesi olduğunu düşünen de var, Ezan Sesi'nin Tanrıya giden yol olduğunu düşünen de var. Kimi Öküz'ü selamlamanın Tanrı'yı selamlamak olduğunu söylerken kimileri de Tanrı'nın kan ile beslendiğini düşünerek cana kıymaktadır. Kuşkusuz Tanrı'yı Para'da bulduğunu, yani aslında Para'nın, evrenin olmasa da dünyanın gerçek Tanrısı olduğunu sanması da var.

Var ama, bu kadar kaosa bakılırsa bunların hepsini "kendi bünyesinde" taşıyan bir Tanrı yok (sanılıyor!).

"Sanılıyor" diyorum çünkü böyle bir Tanrı var ve ben onunla konuştum! Kızdım tabi. Sen tut, sonsuzluktan gelen bir yaşam içinde hepi-topu 4,5 milyar yıl önce can sıkıntısından dolayı dünyayı yarat, yetmezmiş gibi insanları yarat, o da yetmezmiş gibi değişeceğini ve kimsenin takmayacağını bildiğin halde peş peşe dinler yarat, bir yığın olumsuzluğu da ekle ve ortadan toz ol!

-Bu yaptığın yakışık alıyor mu, utanmıyor musun? dedim, başını önüne eğdi.

Birçok soru sordum ama hiç birine cevap vermediği gibi başını da kaldırmadı. Dedim ki:

-Gel, kendine bir tanrıça yarat. Seni onunla evlendirelim; önce asgari ücret altında ev kira, dördü öğrenci beş çocuğunu okut. Otobüs beklerken sokak serserilerinin saldırısına uğra. Kolun kaburgan kırılsın. Bu hastane masraflarını bir güzel öde. Sana onlarca erkek tecavüz etsin ve mahkeme "senin rızan vardı" diyerek seni suçlasın. Sonra ırkçı olarak yarattığın siyah insanların arasına beyaz, beyaz olanların arasına siyah olarak gir. Türkiye'de Ermeni, Kürt veya Alevi olarak yaşa. Mesela senin kutsadığın devlet senin altı aylık çocuğunu ve 85 yaşındaki babanı terörist diye öldürsün ve cesedini bile alman yasaklansın. Bunlar olurken de hep kendine şükret, yoksa kendini gücendirirsin. Kendini gücendirirsen kendini cehennemde bulursun. Ona göre! dedim ve kapıyı yüzüne vurup çıktım.

Bakalım ne olacak?


27 Aralık 2015

0 Yorumlar:

Yorum Gönder