Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home »
Makale-2012
» PKK, Özgürlük ve Okullar
PKK, Özgürlük ve Okullar
Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 8 Eylül 2017 Cuma Saat : Eylül 08, 2017
Önce önümüzdeki gerçek tabloya bakalım: Asırlardır inkâr edilen ve ezilen bir ulus var; bu ulusun ismi, "Kürt Ulusu"dur. Bu ulus, tarih boyunca ezilip inkâra uğradığı içindir ki, defalarca isyan ederek bağımsızlığını istedi ama, ilginçtir ki, çoğunlukla kendi içindeki hainler tarafından satıldığı için, başarıya ulaşamadı. Özgürleşmenin önüne geçmek isteyen gerici ve sömürücü egemen sistemler, bunu daha da zayıflatmak için bu ulusun topraklarını Lozan Antlaşması diye isimlendirilen bir vicdansızlıkla parçaladılar.
Derken, 1978 yılında sahneye PKK çıktı. Yayınladıkları manifestoda Marksizm'den ciddi derecede etkilenmiş düşünceler ve istemler bulunuyordu ancak bunlar zamanla, özellikle de 1984 yılında, Eruh ve Şemdinli'de başlattıkları "Gerilla Savaşı" sonrası egemen sistemlerin anlayışları yerleşmeye başladı. "Genel Sekreterlik" kaldırılarak yerine "Başkanlık" sistemini getirdiler ve güçlü oldukları alanlarda birlikte mücadele etmesi gereken devrimci örgütlere saldırmaya, cinayet işlemeye ve tehdit etmeye başladılar. Hızını alamayan PKK, "Zorunlu askerlik", "Zorunlu vergi" ve benzeri uygulamalarla kendi halkı üstünde de terör uygulamaya başladı. Bu dönemde kendisinden olmayan herkese silahlı şiddet uygulamayı "hak" olarak görüyor ve bunu da değişik biçimlerde sahipleniyorlardı. Öyle ki, "Kürt olsun da, ne olursa olsun, bizdendir!" diyen PKK'nın ırkçı, faşist bir rotaya girmesi, çok da sürpriz olmadı.
Şiddete uğrayanlardan bir bölümü öğretmenlerdi. "TC ajanı" diyerek öğretmenlere yaptıkları cinayetlerin yenilir-yutulur bir yanı olamazdı ama bu PKK'ydı ve yapardı!
Okullar, burjuva nitelikte bile olsa, eğitim kurumlarının olmasının yanı sıra, oradakiler ne Erdoğan'ın çocuklarıdır (ki olsalar bile onaylanması mümkün değildir), ne de Gül'ün… Oradakiler, emekçi halkın çocuklarıdır. İşin diğer yanı ise okullara ya da öğretmenlere, aydın insanlara yapılan iğrenç cinayetlerle Kürt Ulusu'nun bağımsızlaşamayacağı gerçeğidir.
MHP, geçmişi karanlık ve kanlı olan faşist bir cinayet şebekesidir; ağzından sadece "Türk" çıkması ve diğer azınlık ve ulusları aşağılaması neyse, faşist bir Kürt yapılanması olan ve dizginlerini başkaları tutan PKK da tamamen aynısıdır.
Bir ulusun bağımsızlaşması, gerici, faşist ve emperyalist devletlerle dirsek temasına gelerek ya da kucaklarına oturarak gerçekleşmez. Bunun tarihte yüzlerce örneği var. Bir ulusun bağımsızlaşması, her türden gericiliğe, emperyalizme ve faşizme karşı savaşmakla olur. Bunun da tarihte yüzlerce örneği bulunmaktadır.
PKK'ya ve onun "önderliğine" biraz insan olun diyeceğim ama, zor durumda da bırakmak istemiyorum.
23 Ekim 2012







0 Yorumlar:
Yorum Gönder