Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Siz Hiç Âşık Oldunuz mu?

Siz Hiç Âşık Oldunuz mu?

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 10 Mart 2017 Cuma Saat : Mart 10, 2017



Biliyorum. Sorumu çok anlamsız bulduğunuzu ve söz yerindeyse “bıyık altından” gülümsediğinizi biliyorum.

Bana bu soruyu sorduran, şu an içinde bulunduğumuz toplumun “aşk” anlayışıdır. Günübirlik ucube cinsel(siz)liklerden ve birkaç “canım-cicim” sözünden öteye gitmeyen, gidemeyen bir aşk anlayışı var toplumumuzda ve bundan dolayı günümüzdeki aşkı ben, “Bukalemun gibi her ortama uyum sağlayan, yılan gibi gömlek değiştiren, istikrardan ve gramerden yoksun bir cinsellik” olarak tanımlıyorum. Bu “aşk” biçimi içinde olanlar için örneğin maç izlemek, bira içmek, kendisini başkasına beğendirmek için saatlerce ayna karşısında makyaj yapmak, hatta maçoluk yapmak kadar sıradandır. Sevgilisini(?) kıskandırmak(!) için yanına bir başkasını alıp hava atmak da olağan davranışlardandır.

Oysa...

Oysa âşık olan insan yağmur yüklü bir bulut gibidir; her bitkinin köküne cömertçe yağar. Eğer önceden egoist bir yapısı varsa ondan hızla uzaklaşır, yaşam pusulasını paylaşıma doğru çevirir.

Oysa âşık olan insan öylesine hassaslaşır ki, elindeki sopanın örümcek ağına dokunduğunu hisseder. Âşık olduğu insanın “yüzü suyu hürmetine” tüm insanlığa karşı daha duyarlı olur ve elinden geldiği kadar bunun gereklerini yapar.

Oysa âşık olan insan, sevdiğini hiç düşünmez; çünkü o, her zaman aklındadır; düşündükleri, sevdiğine ilişkin istemlerden öteye geçemez.

Oysa âşık olan insanın kanı, harlanmış bir volkan gibidir; damarları patlatır ve lavlarını bir sel gibi içindeki zaaflarına yönlendirir, zaaflarını yakar, yok eder, gittikçe erdemi güçlenir.

Oysa âşık olan insan, karıncanın ayak seslerini duyar. Sevdiğinden bir şey duyuyorsa, bilir ki, doğrudur; tartışmaz.

Oysa âşık olan insan, aşka ömür biçmez. Zaman kavramı aşk içinde geçersizdir; geçerli olan “On Sonsuzluk” kuralıdır.

Oysa âşık olan insan, sevdiğinin her sözüyle gökten yıldız söker; kendine yol, yâre taç yapar.

Oysa âşık olan insan, yârinin her nefesinden yeni evrenler yaratır; güneşe ışık ve alev emzirir. Kızıllığı sokak sokak gezerek avuç avuç dağıtır üşüyen insanlara.

Oysa âşık olan insan, sevdiğinin karşısında titrer, dili tutulur, gözleri (yüreği) konuşur.

Oysa âşık olan insan, çocukça sevinç çığlıklarını göğe öylesine yükler ki, göğün beli kamburlaşır.

Oysa âşık olan insan “Yâr Okyanusu”nda bir damla su gibidir, erir içinde.

Oysa âşık olan insan Kızılırmak misalidir, Anadolu’yu sarması gibi sarar yârini.

Oysa âşık olan insan, “Benden bu kadar renk!” diyerek “renk” sınırlamasına gitmez, gidemez. Gökkuşağının tüm renklerini göğe cömertçe sunması gibi kendini yâre sunar.

Oysa âşık olan insan, tek bir insandır; kendini sevdiğinde, sevdiğini kendinde bulur. Gökyüzündeki bu buluşmaya gülümseyerek tanıklık eder gökkuşağı, bulutlar selâma durur.


Siz... Hiç âşık oldunuz mu?

27 Eylül 2007

0 Yorumlar:

Yorum Gönder