Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Bilgi

Bilgi

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 12 Aralık 2016 Pazartesi Saat : Aralık 12, 2016


Kanımca bir şeyin sınırının ne olduğunu saptayabilmek için o şeyin ne olduğunu bilmek, bunun için de "Bilgi" kavramının içeriğini doğru okumamız gerekiyor.

Bazı arkadaşların da değindiği gibi, bilgi, uzun bir dönemdir felsefenin de en önemli konularından biri olduğudur, ancak "cevabı bulunamamış" bir sorun olmaktan çoktan çıkmıştır.  Hangi alan olursa olsun, bu alanlara ait hangi konu olursa olsun, eğer bu fenomenlere diyalektik ve tarihsel materyalizm penceresinden bakmazsak, bakamazsak ciddi yanılgılara düşeriz. "bilgi" sorunu da bu şekilde yaklaşmamız gerekir.

İlgili arkadaşların bildiği gibi Marksizm öncesi materyalist anlayış ya mekanik materyalizme düşerek ya da bir biçimde idealizmin etkisi altında kalarak bu sorunu insanın toplumsal niteliğinden soyutlamış ve böylece de yanılgıya düşmüştür. Her ne kadar öncelleri olmakla birlikte, esasta Marksist dünya görüşünün ortaya çıkmasından sonra felsefenin önemli sorunları da bir bir açıklığa kavuşmuştur ki, bunlardan biri de "Bilgi"dir.

Biz sosyalist devrimciler, insanın üretim aktivitesini onun diğer tüm aktivitelerinin belirleyicisi olarak gördüğümüz için, insan bilgisinin, aslında, onun maddi üretim faaliyetine (okumasını, yazmasını, sanatsal ve bilimsel çalışmalarını, aralarında bulunan etiksel, yöresel ve ulusal bağlarının boyutluluğuyla ve yaşama ilişkin diğer tüm varlığı ile -iç ve dış dinamizmi bağlaşıklarıyla birlikte ele alarak) bağlı olduğunu savunuruz. Buradan da insanın toplumsal aktivitesinin hem "iç", hem de dış-dünya üzerinde olan Bilgi'sinin de tek ölçütü olduğu sonucuna ulaşırız.

Çok dar olarak "Bilgi"nin oluşum süreci böyle olur.

Bizler, "Bilgi" dediğimiz zaman, aslında, sürekli bir devinim içinde olan objektif dünyanın (tüm evrenin / uzayın) yasalara bağlı objektif ilişkilerinin "dil" biçimi içinde ve "düşünce" halindeki yeniden üretimi olduğunu söylemek istiyoruz. Toplumsal emeğin bir parçasıdır ve o da devinim halinde olduğu için değişkenlik gösterir.

Bir Bilgi'nin doğru olup olmadığı tespiti, ayrı bir tartışma konusudur ancak bu da yine ve zorunlu olarak diyalektik yasalar zemininde olmak zorundadır.

Doğanın deviniminden ötürü de bilgiler değişkenlik gösterdiği için bilginin de evren / uzay gibi sonsuzluğu ortadadır. Sınırı olamaz.

Cehalet… İlgili kişinin (kurum veya kuruluşun) belli bir alandaki yetersizliğidir. Her alanda başlayabilir.

Cehalet içinde olan herkes cahildir ama bunu bizim toplumumuz içinde % 49,5 oranında olduğu söylenenlerle kıyaslanamaz. Onlar biraz daha farklıdır :)

12 Aralık 2016

0 Yorumlar:

Yorum Gönder