Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home »
Makale-2016
» İslamiyet "Evrensel" mi?
İslamiyet "Evrensel" mi?
Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 14 Ekim 2016 Cuma Saat : Ekim 14, 2016
Müslüman olduğunu söyleyen biriyle konuştuğunuz zaman hepsi de İslamiyet'in "evrensel" bir din olduğunu, zamandan bağımsız olarak "tüm insanlığı kucakladığını" iddia eder. Her ne kadar konumuzla pek bir bağlantısı olmasa da, "Âlemlerin" (tüm evrenin / uzayın) İslam peygamberinin "yüzü-suyu hürmetine" yaratıldığı da iddialar arasındadır.
Böyle ezberlemişler!
Oysa ezberlemek yerine eğer savunduklarını sandığı İslamiyet'in "kutsal kitabı Kur'an'ı Kerim"i okumuş, öğrenmiş olsalardı, inanırların çoğunda doğanın diyalektiğine inat! bir değişim olmayacaksa da, hiç değilse üç-beş inanırda kimi değişimler olabilirdi.
Öncelikle "evrensel" sözcüğünün açılımının bile "evrensel" olamayacağını, bunun gerekçesinin evrenin kendisinin de bir "an" bile durmadan devinimde olmasıdır. Aslında her ne kadar bu boyutta kullanılmayıp esasta "dünyaya ilişkin bir genelleme" anlamında kullanılsa bile İslamiyet'in hiç de "dünyaya ilişkin bir genelleme" içinde olmadığını, "kıyamete kadar yol gösterici" olmadığını doğrudan Kur'an ayetlerinden anlıyoruz.
Hucurat Suresi'nden okuyalım:
Ayet 2. Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
Ayet 3. Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah'ın, gönüllerini takvâ (Allah'a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Ayet 4. (Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.
Muhammed, belli ki yanında yüksek sesle konuşulmasını sevmediği için böyle bir ayete başvurmuş ama bu ayetler de Muhammed'in ölümüyle birlikte "Hakk'ın rahmetine" kavuşmuşlar.
Şimdi de Ahzab Suresi'nden okuyalım:
Ayet 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyken söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır.
Muhammed, yine belli ki evinde yemek yemesinden ve fazla kalınmasından hoşlanmaması ve daha birçok şey bir tarafa, bu ayet de Muhammed'in ölümüyle birlikte yürürlükten kalkmıştır.
14 Ekim 2016






0 Yorumlar:
Yorum Gönder