Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Cogito: Ergo Sum!

Cogito: Ergo Sum!

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 2 Aralık 2014 Salı Saat : Aralık 02, 2014


Analitik geometrinin kurucularından filozof, matematikçi ve fizyolog olan René Descartes, “Cogito: Ergo sum !” (Düşünüyorum, öyleyse varım!) dediği zaman, düşüncenin her şeyi belirleyen “geometrik çizgi” olduğunu sanıyor ve “şüphe” merkezli bir “hesaplama” yapıyordu. Biz de:

“Öyleyse bu durumda senin düşüncen senden önce varlaş­mış(!).

(…) 


 René Descartes


Maddenin beynimizdeki yansımasından başka bir şey ol­mayan düşünce, kaçınılmaz olarak maddeye dayanmak zorundadır. Örneğin inorganik bir madde düşünceye ge­reksinim duymaz ama onu “üret(tir)ir, bu ve daha bir çok nedenden dolayı her düşünce kesinlikle madde çıkışlıdır, maddeye dayalı olmayana “hayal” denir. Şu an hayalden söz etmediğimize ve senin “şüphelerin” de şöyle veya böyle ama mutlaka bir maddeye dayandığına göre, dahası; ancak belli bir süreçten ve deneyimden sonra “düşünebildiğine” göre (çünkü doğduğumuz zaman düşünme yetimiz henüz oluşmamıştır), senin bu “Cogito : Ergo sum”un bir hika­yedir!” dedik.

Descartes’ın bu sözünün idealist felsefeye denk düşen bir m.etafizik hikâye olduğu açıktır ama düşüncenin kendisi “hikâye” değildir: Bilinç ile birlikte kullanıldığı zaman (ki zaten ayrışması olanaksız) insanı insan yapan oldukça önemli üç olgudan biridir.

Canlılar dünyasında tek düşünen insan değildir. Hayvanla­rın önemli bir bölümünün de düşündüğünü, hatta bunların da bilinen belli bir bölümünün (örneğin karıncalar, yunus­lar, şempanzeler, kargalar gibi) belli bir “bilinç” ile hareket ettikleri biliniyor. Bundan şu sonucu çıkarıyoruz: Genel anlamıyla insanlarla hayvanlar arasındaki önemli ayraçlar­dan biri, sadece düşünce değil, düşüncenin bilinç ile kulla­nılmasıdır.

Demek ki, çevremizdeki objektif ve sübjektif dünyanın beynimizdeki yansımasını, yani düşünceyi bilinç ile kul­landığımız zaman diğer canlıların önüne geçebilmekte ve onlardan bu yönümüzle ayrılarak “sıradan canlı”lıktan çıkmaktayız. Çözmeye çalıştığımız bir sorun karşısında “Hadi biraz düşünelim.” dediğimiz zaman, aslında yapmak istediğimiz, düşüncemize bilinç katarak “eşyayı” anlamak, yorumlamak ve harekete geçirmektir.


24 Ocak 2006

0 Yorumlar:

Yorum Gönder