Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Sanatta Gelişim

Sanatta Gelişim

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 20 Mayıs 2005 Cuma Saat : Mayıs 20, 2005



Beyin, evrenin en ücra köşesine gitmeli, gidebilmelidir; ne yıldızlar, ne galaksiler engel ol(a)mamalıdır beynin bu dur-durak tanımayan yolculuğuna. Karşılaştığı tüm tanrıları ve tanrıçaları ya görmezden gelmeli ya da muhatap almamalı­dır. Beyin özgür olmalıdır. Eğer beynimiz özgür değilse kimseyle çatışamayız.

Çatışmak, gelişmektir; gelişmek için çatışmak, olmazsa olmazdır.

Vajinaya boşalan ortalama 250 milyon sperm, döllenmek üzere aynı anda yumurtaya doğru bir yarışa girerler. Vaji­nanın salgıladığı sıvı ve diğer bazı faktörler spermlerin önüne bari­kat olurlar, çok yoğun bir "sperm katliamı" ya­şanır vajina içinde. Yumurtaya ulaşmayı ba­şaran sperm, onunla döllenir ve doğanın en mükemmel sanatı olan insan olur!

Oysa insan olana kadar ne büyük çatışmalardan geçmiştir!

Gökyüzünde kızılca kıyamet bir savaş vardır: Kara bulutlar göğüslerini birbirlerine birer kadeh gibi tokuşturduğu za­man çıkardığı gürültü, canlıları ürkütür. Hortumlar yıkar ge­çer, sel önüne geleni yutar. Güneş bile korkudan sinmiş, saklanmıştır bulutlar arasına... Şimşekler çakar, yıldırımlar düşer, adeta kıyametin habercisidir...

Sonra gökkuşağı nasıl da mutlu bir çocuk gibi gülümser bizlere! Oysa daha birkaç dakika öncesinde gökyüzünde müthiş bir çatışma vardı. Gökkuşağı, gökyüzündeki çatış­manın bir sonucu olarak varlaşan muhteşem bir sanat eseri­dir.

Daha çoğaltabiliriz ama bu iki örnek yeter. Sanatta da böyledir. Çevresindeki olgularla çatışmayan sanatçı, dar kalır.

Kuralımız şu: Düşüncene kilit vurma; özgür ol, özgür ol­sun!

Estetik ifade biçimlerinden biri ve başlı başına bir sanat olan şiirde de aynı kural geçerlidir: Düşüncene kilit vurma! Özgür ol, özgür olsun! Günümüzün dünyasında özgürlük en zor olanıdır. Ağır bedeli vardır özgür olmanın... 249 milyon 999 bin 999 sperm kendilerini "feda edip" içlerin­den birinin yumurtayla buluşmasını sağlayarak insanlaşma­sını gerçekleş­tirdiler. Bu insan, hemcinsleri ve doğa için "daha yaşanılabilirlik uğruna" (eğer nankör dav­ranmazsa) savaşacak.

Gökkuşağı bizlere gülümsemek için gökyüzünün o kahre­dici haykırışlarına katlanmadı mı?
Bedel ödemek de bu anlamıyla bir "sanat" değil midir? Bence en büyük sanat “bedel ödeme sanatı”dır. Tarihe nam salmış sanatçılara baktığımız zaman onların ne büyük be­deller ödediğini hemen görürüz.

En iyi sanatçı; şair, ressam, yontucu... İşte bu bedel öde­yenlerden yani çatışmanın içinde olanlardan / gelenlerden olur.

Ve sanatı bu sanatçılar geliştirir.

20 Mayıs 2005

0 Yorumlar:

Yorum Gönder