senin zavallılıklardan kaçma isteğinle benden kaçan gücüm
buluştuğunda bir yerlerde;
örneğin fırçanın ucundan damlayan bir Haziran kırmızısında,
ya da saçlarına ak düşmüş
sırt sırta veren dağlarda,
ya da kuş cıvıltılarının yükünden kamburlaşmış bulutlarda,
ya da ne bileyim işte,
yıldızlara basamak olmuş gökkuşağında birleştiği zaman,
bizi hiç ilgilendirmese soygunlar,
soysuzluklar,
ikiyüzlülükler;
kendi sevdamıza gömülsek,
gömülsek,
gömülsek...
gecekondu gecelerinden süzülen bir türkü gibi
süzülsek sözlerin arasına,
dalsak...
çıkarsak eteklerini,
ceketlerini,
çıkarsak tüm giysilerini sözlerin,
atsak şapkasını da bir kenara!
öyle ki,
bulamasa bir incir yaprağı bile
ve kalsalar dilden üryan!
yüklesek dillerimizi tarladaki buğday tanesine,
soru işaretlerimizden ter kokusu yayılsa,
yayılsa,
yayılsa...
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)






0 Yorumlar:
Yorum Gönder