Paylaşımlarımla zenginleşin, paylaşımlarınızla zenginleştirin! "Sevdiğimi Haykırsam Anadolu'ma" isimli şiir kitabım "Artshop Yayınları" tarafından çıkarılmıştır. Kitapevlerinden arayabilirsiniz.
Okunan her kitap, aklın ve gözlerin rengini değiştirir. Linki verilen "Gökyüzü Kitapevi" sizler için hazırlanmıştır.
Şu an üç farklı seri yazım devam etmektedir. Okumanızı öneririm.
Bilim ve Teknoloji alanındaki gelişmelerden haberler... İşinize yarar :)
İslam'ı bilmeden savunmayın. Okuyun, anlayın benimseyin ve sonra savunun.
"Onur" ile "Çağlar" arasında geçen edebi sohbetleri içermektedir.
Belli alanlarda isim yapmış insanlarla mini "polemik" yapmaktayım. Paylaşımlarınızı ve katkılarınızı bekliyorum.
Değişik konularda mizah içerikli paylaşımlar yapmaktayım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın :)
Home » » Aşk, Kitap, Türkü

Aşk, Kitap, Türkü

Gönderen : Onur Çağlar Tarih : 14 Aralık 2014 Pazar Saat : Aralık 14, 2014

Çocukluğumdan beri okumaya düşkünüm. Kuşkusuz kitaplarda da önceliklerim var ama hangi konuda olursa olsun, ne bulursam okurum, çünkü her oku­duğum eserden sonra bilgimin ve bilincimin renkleri ya değişir, ya keskinleşir. Hava şartlarına uygun olarak kimi zaman kapalı bir alanda kimi zaman açık alanda; örneğin dere kenarında ya da minik bir korulukta sırtımı ağaca yaslayarak yaptığım okumaya kuşların ötüşlerinin eşlik etmesinden müthiş zevk alırım. Kuş sesleri beni kesinlikle rahatsız etmez. Okuduğum eseri sonsuz, masmavi bir gökyüzüne çevirir, ben kuş olur, sayfalar arasında özgürce kanat çırparım.

Bir ay kadar önce küçük bir korulukla minicik dalga­larını birleştiren göl kenarına kitap okumaya gittim. Bir taraftan yüzen, sohbet eden, oyunlar oynayan, bir şeyler yiyip içen insanlara bakarken diğer taraftan da kitabımı okuyordum.

Yaklaşık bir saat kadar sonra önümden iki genç göle doğru yüzmeye gidiyordu.

-Şimdi görürsün; seni geçeceğim, dedi genç kız güle­rek.
-Seni seviyorum miniğim, diyerek kızın dudaklarından öptü erkek ve sarılarak yürümeye devam ederlerken içimden bir türkü tutturdum:

“Seni yerlerde, göklerde bulamazlarken,
Bende gizli olduğunu sezenler olmuş”

Tekrar kitabıma yöneldim. Soner Yalçın’a ait olan “Efendi 2, Beyaz Müslümanların Sırrı”ydı. Bir süre okuduktan sonra ilginç bir bölüme (gerçi tüm konuları ilginç bulmuştum), “Resmi belge ile” ırkçı şair Nihal Atsız’ın bir “dönme” olduğunun açıklandığı bölüm­deydim. İbrani asıllı bir dönmeymiş…

Okumaya ara verdim ve Nihal Atsız’ı düşündüm. Bir İbrani, mantık parçalayacak kadar Türk ırkçısı olabi­liyordu! Aklıma Adolf Hitler geldi. O da Avustu­rya’lıydı ve görünen o ki, Atsız ondan çok şey öğren­mişti! Peru’nun 10-15 yıl önceki Japon diktatörü olan Fujimori’nin Peru’daki halka yönelik yaptığı ko­nuşmalarında Peru’luların nasıl da asil kan taşıdıklarını ve kahraman bir ulus olduklarını (Atatürk gibi!) söylüyordu!
Her yerde söylemleri aynıydı! Tek farklılık, coğrafya­ların değişikliğiydi. Bunları düşünerek tekrar kitabıma yöneliyordum ki iki bağırtı ile başımı göle doğru çevir­dim. Tartışanlar, az önce önümden geçen “sevgili­lerdi”. Diğer insanlar da onlara bakmaya başladılar.

-Sen tamamen delisin! Artık seninle kesinlikle çıkmam! diyordu kız.
-Sanki senden başka becerilecek kız mı yok? Deli sen­sin, kapat gaganı! diye karşılık verdi erkek.

Onların kavgalı yürüyüşlerine bakarak türküme devam ettim:

“Aramızda dağlar, yollar, yıllar var iken,
Beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş”

23 Ağustos 2009


0 Yorumlar:

Yorum Gönder